← Tüm yazılar

23 Ekim 2026Deniz Bulut

Sınav günü kaygısı: Sakin kalmak için 6 küçük alışkanlık

LGS, TYT ve ALES öncesinde ve sınav sırasında kaygıyı yönetmek için prova denemeleri, sabah düzeni, nefes molası ve takılınca toparlanma üzerine pratik öneriler.

Yıllardır öğrencilerle sınava hazırlanırken en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Evde hepsini yapıyorum, sınavda kafam boşalıyor.” Bu cümleyi kuran öğrencinin çoğu zaman bilgisi eksik değildir. Eksik olan, bildiğini baskı altında ortaya koyma alışkanlığıdır. Biraz heyecan aslında işimize yarar; dikkatimizi toplar, bizi uyanık tutar. Sorun, heyecan kontrolü ele aldığında başlar.

Bu yazıda LGS, YKS-TYT ya da ALES fark etmeksizin sınav gününe ve sınav anına dair, derslerimde öğrencilerimle birlikte denediğimiz küçük alışkanlıkları paylaşıyorum. Hiçbiri sihirli değil; ama düzenli uygulandığında sınav salonunu daha tanıdık, daha yönetilebilir bir yer hâline getiriyor.

1. Sınav gününü önceden prova et

Beynimiz tanıdık olana daha sakin tepki verir. Bu yüzden sınav gününü birkaç kez “prova” etmeni öneririm. Haftada bir denemeyi gerçek sınav saatinde başlat, sınavda kullanacağın türden kalemle çöz, telefonu başka odada bırak ve süre bitene kadar kalkma.

Sınavın oturum düzeni, soru sayısı ve süresi zaman zaman değişebiliyor. Provayı kurmadan önce mutlaka güncel MEB ya da ÖSYM kılavuzuna bak ve denemeni o yapıya göre ayarla. Böylece sınav günü seni şaşırtacak bir şey kalmaz.

2. Son akşamı yeni konuya değil, düzene ayır

Sınavdan önceki akşam yeni bir konu açmak, çoğu öğrencide “Bunu da bilmiyormuşum” duygusunu tetikliyor. Son akşam için hafif bir plan yap:

  • Kısa bir tekrar: kendi notlarından ya da hata defterinden seçtiğin birkaç sayfa.
  • Çantanı hazırlama: kimlik, sınav giriş belgesi ve kılavuzda izin verilen diğer malzemeler.
  • Ulaşımı netleştirme: binaya nasıl gideceğin, ne kadar erken çıkacağın.
  • Her zamanki saatinde yatmak; geç saate kadar soru çözmemek.

Ertesi sabah aklında “Bir şeyi unuttum mu?” sorusu ne kadar azsa, zihnin sorulara o kadar çok yer ayırır.

3. Sabahı sade ve tanıdık tut

Sınav sabahı yeni bir şey denemek için doğru zaman değil. Alışık olduğun bir kahvaltı yap, binaya erken var ama kapı önünde uzun süre bekleyip başkalarının panik konuşmalarına karışma. “Sen hangi konuya çalıştın, şunu biliyor musun?” sohbetleri o anda kimseye bilgi katmaz, sadece kaygıyı bulaştırır.

Bekleme anlarında kendine kısa ve gerçekçi bir cümle söyleyebilirsin: “Hazırlandım. Her soruyu tek tek çözeceğim.” Abartılı bir motivasyon cümlesinden çok daha işe yarar.

4. İlk dakikalarda kendine bir “ısınma” ver

Kitapçık açıldığında birçok öğrenci ilk soruda takılıp bütün sınavın kötü geçeceğine karar veriyor. Buna karşı bir ısınma kuralı belirle: İlk birkaç dakikada sana en rahat gelen soru türüyle başla. Türkçede bu çoğu öğrenci için sözcükte anlam ya da kısa paragraflar olabiliyor.

Amaç, eline birkaç doğru cevap alıp “Tamam, buradayım” duygusunu yakalamak. Sınavın sırasını kendine göre düzenlemek yasak değil; yeter ki optik formda doğru numarayı işaretlediğinden emin ol.

5. Takıldığında 30 saniyelik bir nefes molası ver

Sınavın ortasında kalbinin hızlandığını ya da aynı cümleyi üçüncü kez okuduğunu fark edebilirsin. Bu, durup toparlanma işaretidir. Benim öğrencilerime önerdiğim kısa bir rutin var:

  1. Kalemi bırak, ayaklarını yere bastır ve sırtını sandalyeye yasla.
  2. Burnundan sakin bir nefes al, ağzından alışkın olduğundan biraz daha uzun ver. Bunu üç dört kez tekrarla.
  3. Takıldığın soruyu işaretle ve bir sonrakine geç; dönmek için zaman ayıracağını kendine söyle.

Bu otuz saniye zaman kaybı gibi görünür ama aslında zihnini yeniden soruya bağlar. Bu rutini sınav günü ilk kez denemek yerine, evdeki provalarda alışkanlık hâline getir.

6. Sınav bitince kendini değil, süreci değerlendir

Sınavdan çıkınca hemen cevap anahtarına koşmak ya da arkadaşlarla tek tek cevap karşılaştırmak çoğu zaman sadece huzursuzluk yaratır. Önce dinlen. Bir gün sonra, sakin kafayla kısa bir değerlendirme yap: Hangi anda gerildim? Ne beni toparladı? Bir sonraki provada neyi değiştireceğim?

Bu soruların cevabı bir sonraki sınav için çok değerli bir yol haritasıdır. Kendini “sınavda kötüyüm” diye etiketlemek yerine, “şu anda zorlanıyorum, şunu deneyeceğim” demek gelişimin kapısını açık tutar.

Kaygı günlük hayatını etkiliyorsa: Burada paylaştıklarım günlük hayatta işe yarayan çalışma alışkanlıkları; tıbbi ya da psikolojik bir tavsiye değil. Kaygı uykunu, iştahını, okula gitmeni ya da arkadaşlarınla vakit geçirmeni ciddi biçimde etkiliyorsa bunu tek başına taşımaya çalışma. Okulundaki rehber öğretmenle ya da bir psikolojik danışmanla konuşmak, atabileceğin en güçlü adımlardan biridir. Veliler için de aynısı geçerli: Çocuğunuzdaki değişiklikleri fark ettiğinizde bir uzmandan destek istemek, ona verebileceğiniz en iyi desteklerden biridir.

Bu hafta deneyebileceğin küçük bir alıştırma

Bu hafta bir denemeyi gerçek sınav saatinde, gerçek sınav koşullarına olabildiğince yakın biçimde çöz. Denemenin ortasında bilerek bir kez 30 saniyelik nefes molası ver. Deneme bittiğinde bir kâğıda üç satır yaz: Nerede gerildim, beni ne toparladı, bir dahakine neyi farklı yapacağım. Bir sonraki provada bu üç satırı okuyarak başla.

Sınav hazırlığında hem Türkçe konularında hem de bu tür çalışma alışkanlıklarında birlikte ilerlemek istersen, iletişim formundan bana kısa bir mesaj bırakabilirsin. Senin ya da çocuğunun ihtiyacına göre nasıl bir yol izleyebileceğimizi birlikte konuşalım.